Topuk Dikeni Nedir?

topuk dikeni nedir

Topuk Dikeni

Topuk dikeni genellikle 40-60 yaş aralığında görülen, ayak cerrahisinde en sık rastlanan ayak rahatsızlıklarından biridir. Topuk dikeni deyince akla kemiksel bir problem gelmesine rağmen gerçeğinde öyle değildir. Günümüzde artık topuk dikeni kelimesini kullanmamaya çalışmaktayız çünkü aslında burada bahsedilen bir diken değil topukta oluşan bir ağrıdır. Bizden önceki jenerasyonlardaki ortopedistlerin topuk ağrısı probleminde hastalara röntgen çektiklerinde bir çıkıntının görülmesi hastalıkta ana problemin kemik çıkıntısı olduğunu zannedilmesine yol açmış olsa da bugün öğrenmiş durumdayız ki aslında bu problemin dikenle ya da çıkıntı ile hiçbir alakası yoktur.

Niçin Topuk Ağrısı Yaşarız?

Ayağımızın altında kalın bir bant bulunmaktadır ve bu bantın “Plantar Fasia” olarak isimlendirilmektedir. Bu bant, ayağın içindeki diğer bantlarla beraber bir yaylanma görevi yapmakla görevlidir. Yani biz yere bastığımızda geri kalan bantlarla beraber vücut ağırlığının yere iletilmesini sağlamaktadır. Plantar Fasia adını verdiğimiz bu tendon, tüm parmaklarınız ile topuğunuz arasında yer alan son derece önemli kalın ve son derece esnek bir banttır.

Aslında günlük yaşantımızda ayak yükünü dağıtmakla ilgili en önemli tendonlardan bir tanesidir. Peki topuk ağrısında ya da topuk dikeninde bu banda ne oluyor? Bant esnekliğini kaybediyor, esnekliğini kaybetmiş olan bu bant ne yazık ki en sık yapışma yeri olan ya da en güçlü yapışma yeri olan topuğu çekmeye başlıyor ve topuğu çekmeye başladığı zaman bu çekişme gücü sonucunda hem burada bir kanama alanı oluşmasında hem de topuğun etrafında kemikte bir deformasyon oluşmasına yol açıyor. Buradaki en önemli nokta şu; neden plantar fasiitis yapısı kalınlaşır? Neden bu tendon topuğu çekmeye ve hastada ağrı problemlerine yol açar?

Topuk Dikeni Nedenleri Nelerdir?

Aslında irdelediğimiz zaman nedenleri son derece iyi bilinen konulardır. Bunlar, 

  • kişinin düz taban ya da yüksek kavisli bir ayak problemine sahip olması 
  • kişinin ayak kavisine uygun olmayan ayakkabılarla aktivitelerini yapması
  • kişinin çok agresif spor yapmak gibi ve bazı durumlarda bu tendonun kalınlaşması ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Bununla birlikte diyabet, romatizmal hastalıklar, tiroid problemleri, genel bazı rahatsızlıklar da tendonun işlevselliğini kaybetmesine yol açabilmektedir. Keza gebelik gibi özel durumlarda da kilonun ve su tutumunun artmasına bağlı olarak tendonun fonksiyonu ile ilgili bazı problemler ortaya çıkabilmektedir. En önemli nokta şurası biz bu konuyla karşı karşıya kaldığımız zaman etken ne olursa olsun aslında burada sonucu düzeltmeye çalışmaktayız.

topuk agrisi topuk dikeni yanlis ayakkabi secimi

Topuk Dikeni Tedavisi

 En önemli nokta şurası biz bu konuyla karşı karşıya kaldığımız zaman etken ne olursa olsun aslında burada sonucu düzeltmeye çalışmaktayız. Sonucumuz nedir? Belirtilen tüm nedenlerin sonucunda tendonumuz esnekliğini kaybetmekde ve esnekliğini kaybettiği için topuğu çekmektedir O zaman bu tendonun tekrardan eski esnekliğine kavuşmasının sağlanması gerekmektedir. Bununla ilgili olarak yapılan çalışmalar yapılan egzersizlerin aslında hastaların %90-95‘inde ne şekilde faydalı olduğunu göstermektedir. Bu tendonun en yakın arkadaşı Aşil tendonudur. İkisi bir makara kolu oluşturmakta ve bu sistemde Aşil tendonu ile beraber Aşil tendonunun gevşetilmesine yönelik yapılacak egzersizlerin bu işin tedavisinde ana hedef olduğunu bilinmektedir.

topuk dikeni

Özellikle Plantar Fasiitis’e özgü egzersiz ya da İngilizcesi “Plantar Fasiitis Spesific Exercise” olarak bilinen egzersizler bu konuda en önemli egzersizlerden bir tanesidir. Bununla beraber Aşil germe egzersizlerinin yapılması da hastaların tedavisinde çok önem taşısa da; hastaların egzersizlerle beraber hastanın ayak yapısına uygun ayakkabıların giymesinin sağlanması, eğer ileri düzeyde düz tabanlık ya da yüksek kavis varsa hastaların kişiye özel tabanlıklarla desteklenmesi gibi tedavilerde bu konuda tedavi aparatları içerisinde yer almaktadır.

Kronikleşmiş hastalarda 6 aydan daha uzun süredir var olan problemlerde hastalarda bunlara ek olarak fizyoterapinin yapılması “ESWT” ses dalgası sistemleri ile tendonun gevşetilmesinin sağlanması ya da muhtelif enjeksiyonlarla kortizon, PRP, iyonik asit gibi enjeksiyonlarla tendonun fonksiyonunun tekrardan geri sağlanmasına yönelik çalışmalarımızı yönetmekteyiz. 

Topuk Dikeni Tedavisinde Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gereklidir?

1 yılı geçmiş şikayetlerde ise hastalarda artık bu tendonun esnekliğini sağlamak mümkün olmayacağını düşündüğümüz için bu hastalarla ilgili olarak cerrahi tedavi yöntemlerini tercih etmekteyiz. Bu hastalarda cerrahi tedaviye gitmeden önce muhakkak ama muhakkak ilk tedavilerinin yapılmasının şart olduğunun altını çizmekteyiz. 

Hastalarda sırasıyla egzersizlerin yapılması, uygun ayakkabı kullanımı, gerekir ise kişiye özel tabanlıkların kullanılması, fizik tedavi yöntemleri ve enjeksiyonlar denendikten sonra cerrahi tedavi yapılmalıdır. Çünkü bu yöntemler uygulandığında hastaların bir çoğunun cerrahi tedaviye hiç ihtiyaç kalmadan düzeldiği görülmektedir. Bu arada topuk ağrısı probleminde ya da topuk dikeni probleminde “Plantar Fasiitis” probleminin dışında bazı sorunların da olabileceğinin unutulmaması gerekmektedir. Burada topuk ağrısına yol açan özellikle bel problemleri, topuk stres kırığı dediğimiz “Calcaneal Kemik Ödemi” probleminin varlığı ve sinir sıkışması problemlerinin de olabileceğinin unutulmaması gerektiğidir. Özellikle 6 ay geçmiş bütün tedavileri yapmış hastalarda iyi sonuç alınamadığında Plantar Fasiitis’e yönelik olarak ek tedavilerin ya da ek işlemlerin yapılması gerekmektedir.

Topuk Dikeni ile ilgili videomuzu izlemek için tıklayınız.

Topuk Dikeni problemlerinde doğru tedavi ve çözüm için modern ve uzman kadromuz ile ile iletişime geçin.

Size Ulaşalım!

Bize Ulaşın!

0 (212) 240 1530

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir